Примеры использования: struck

They were evicted by police, so they're on strike.
Polisler topraklarına el koymuş, bu yüzden grevdeler.
ASTEROIDS STRIKE WITHOUT WARNING.
Göktaşları hiç bir uyarı olmadan çarpıyorlar.
But no strike.
Ama çerçeveyi bulamadı.
Strike him down now!
Derhâl indirin şunu!
Let's strike a flint and see.
Çakmağı çakalım da görelim bakalım.
You will not strike her.
How's that strike you?
Yolu nasıl bulacaksın?
The one that makes me want to strike you.
Her yaptığında sana çakmak istediğim.
Strike hard and true,
Sert ve düz vur.
- Are they calling strikes?
- Grev çağrısı yapıyorlar mı?
Strike "consummated like bunnies" from the record.
Ve "Tavşanlar kadar cinseldik" kısmını kayıtlardan çıkarır mısın?
It struck it.
Ruhuma işledi.
They're still on strike.
Hala grevdeler.
May the gods strike me for entertaining doubt.
Çarpılsaydım da şüphelenmeseydim.
Let's strike the anti-collective bargaining provision from the bill.
Tasarıdan toplu sözleşme karşıtı kısmı çıkaralım.
The police are useless, always on strike.
Polisler işe yaramaz, her daim grevdeler.