Примеры использования: still

Some goods still were sacred.
Yine de mukaddes görülen şeyler vardı.
... isbecausethereare still feelings there.
Çünkü hala bir şeyler hissediyoruz.
The answer is still unknown.
Cevabı henüz bilinmiyor.
Damn, man, it's just too still in here.
Kahretsin, burası harbi çok sessiz.
Not while he's still angry.
ama önce sakinleşmesi gerek.
And I still gave you the minute.
Yine de sana süre vermiştim.
He's still in the E.R., House.
Adam hâlâ acilde, House.
Embolism still magically dissolve.
Emboliler henüz büyülü bir şekilde kendiliğinden yok olmuyor.
...still not be weird.
Yine de garip olmazmış.
He's still young.
- Daha çok küçük.
You be still now.
Please remain still and calm.
- Lütfen sakin durun.
Olivia's mind is still peacefully at rest.
Olivia'nın bilinci sükûnet içinde dinleniyor.
Well, you still gotta see it.
Ama yine de bir görmen gerek.
It's still summer.
Daha yaz bitmedi.
Don't stand so still.
Bu kadar hareketsiz durma.