Примеры использования: steadily

Since then, it has been steadily correcting the error ratio.
Ondan beri sürekli ayarını düzeltiyor.
Looks like it's been decreasing steadily for centuries, but...
Bu durum yüzyıllardır kötüye gidiyormuş ama...
(monitor beeping steadily)
(monitör bip sürekli)
Steadily increasing water current.
Akıntı giderek artıyor.
In Tokyo, the west wind has blown steadily since morning
Tokyo'da sabahtan beri batıdan sürekli bir rüzgar esiyor.
And grow steadily weaker.
- Gittikçe güçsüzleşti.
It's been losing money steadily.
- Bize sürekli para kaybettiriyordu.
I'm going steadily downhill
Gittikçe dibe batıyorum.
As spyglass technology steadily improved, a blurred image of the red planet drew ever closer to the eyes of earthly observers.
Teleskop teknolojisi durmaksızın geliştikçe Kızıl Gezegen'e ait bulanık görüntü dünyalı gözlemciler için hiç olmadığı kadar netleşti.
Theta band's been increasing steadily since--since we put him under.
Teta bandı onu buraya koyduğumuzdan beri yükseliyor.
♫ Slowly, slowly, steadily. ♪
Yavaşca, Yavaşca, Durmadan
He gave very little of himself to the public, and demand steadily rose.
Kendini medyaya çok az gösterdi ve talep yükselerek arttı.
I want you to breathe steadily.
Derin, derin nefes al durmadan.
The noise steadily increased.
Ses hala yükseliyordu.
Your grades have been steadily declining.
Notların durmadan düşüyor.
Steadily, for months.
Aylardır, sürekli.