Примеры использования: starve

Starve him overnight and see if his blood sugar pops.
Bir gece aç bırakarak kan şekerinin yükselip yükselmediğine bakın.
They will starve.
- Well, they starve you.
- Önce bırakıyorlar.
1 want to starve in a garret.
Çatı katında sefalet çekmek istiyorum..
We will starve, Holiness.
Açlıktan öleceğiz Cenapları.
- Matron trying to starve you?
-Müdire sizi bırakıyor?
Starve to death?
Açlıktan ölür mü?
If you didn't starve me, maybe...
- Eğer beni aç bırakmasaydın belki...
The guy on the top gets rich, the others starve and keep quiet.
Baştaki adam zengin oluyor, diğerleri sefalet çekip sessiz kalıyorlar.
They intend to starve you out
Açlıktan ölmenizi sağlamaya çalışıyorlar
- pull the plug, starve the Angel.
Fisi çekip Melek'i aç birakmaliyiz.
You'll starve.
So he starved her, too.
bırakmış.
We'll starve.
- Be liked a starved dog.
bir köpek gibi.
How could anybody starve?
Nasıl olur da birileri açlıktan ölebilir?