Примеры использования: springs

-Spring vacation?
- Bahar tatili.
The spring it is broken, n'est pas?
Zembereği kırılmış, değil mi?
It's a spring or some kind of conduit from the ocean.
Ya bir memba ya da bir çeşit okyanustan gelen kanal.
Maybe I'll see you in the spring for the bathing suits.
Belki ilkbaharda mayo almak için görüşürüz.
You know, I just didn't feel like going away for spring break.
Kendimi güz tatiline gidecekmiş gibi hissetmiyordum.
When he stole my car, he broke the spring.
Arabamı çaldığında amortisörlerini kırdı.
Also, spring break.
Ayrıca, bahar tatili.
Now press the spring.
Şimdi de zembereğe bas
One squeaking spring symphony coming up.
Yay gıcırtısı senfonisi başlıyor.
The spring surrounds itself with a treasure trove... of energy-laden minerals suitable for a microbial feast.
Kaynak kendi etrafını mikrobik bir ziyafet için uygun enerji yüklü mineral haznesiyle çeviriyor.
A hot spring in Rwanda.
Ruanda' da bir kaplıca.
The time for us was one me in the Spring of 1941.
1941 sonbaharında dibe vurmuştuk.
Well, why don't you go and look in the spring?
Neden gidip şu pınardan kendine bakmıyorsun?
So, what you're driving becomes a car with no springs.
Yani sürdüğünüz araç hiç esnekliği olmayan bir araç halini alıyor.
A coiled wire spring covered by a snake-patterned vinyl sheath?
Yılan desenli bir vinil kılıf içerisindeki sargılı tel yay mı?
I'll get some spring water for you.
Senin için kaynak suyu da alırım.