Примеры использования: sprain

Well, sprains heal pretty quickly.
Burkulmalar çabuk iyileşir.
Yeah, it's a sprain.
- Evet, burkulmuş sadece.
They are sprained.
Well, blue means torn ligaments and red means it's a sprain.
Mavi bağ zedelenmesi demek oluyor, kırmızı da incinme demek oluyor.
- I sprained it maybe.
-Belki incittim.
Some sprains are worse than others, I guess.
Sanırım bazı burkulmalar diğerlerinden daha beter.
This is barely a sprain.
Buna burkulma bile denmez.
It is just sprained ankle
Homer, you have a mild back sprain.
Homer, sende hafif bel incinmesi var.
I sprained my fingers.
Parmaklarımı incittim.
Some scrapes and sprains, that's all.
Hafif sıyrıklar ve burkulmalar var, hepsi bu.
It's a sprain.
- Gel, sadece bir burkulma.
Sprained knee, huh?
- Maybe it's a sprain.
Belki de sadece bir incinmedir.
Sprained your back?
Sırtını mı incittin?
It's just a sprain...
Sadece bir incinme...