Примеры использования: spilt

Did you spill ketchup?
Ketçap mı döktün?
Spill it.
Söyle hadi.
What did you spill in these?
Üzerlerine ne serptin?
The chaos of the spill is settling down and we get to do our first real show.
Sızıntı'nın kaosu yatışıyor ve biz ilk gerçek programımızı yapacağız.
And how they shall roar, when I spill your blood upon the sands.
Ben de senin kanını kumlara akıttığımda her zamanki gibi haykıracaklar.
Now my emotions just spill out.
Sadece duygularım ortaya saçıldı.
Spill off some of this speed.
Biraz hızını düşürür.
- So spill it.
- Olsun, dök.
I say we cut her throat and spill all her blood.
Bence boğazını kesip tüm kanını akıtalım.
It won't spill into Stockton.
- Stockton saçılmazlar.
You spill, you're out!
Düşürdün, elendin!
Just spill it.
Dökül hadi.
Okay, spill -- why are we here?
Tamam söyle neden buradayız?
Always throw spilled salt over your left shoulder.
Hep sol omzuna tuz serp.
Gulf Coast oil spill wreaked havoc on the fishing business.
Körfez sahilindeki petrol sızıntısı balıkçılığı öldürdü.
I will have to spill some blood and make people bow to me.
Kan akıtmalıyım, insanlar bana boyun eğmeli.