Примеры использования: spill

Did you spill ketchup?
Ketçap mı döktün?
Spill it.
Söyle hadi.
What did you spill in these?
Üzerlerine ne serptin?
That superhero group that's helping with the Gulf spill!
Körfezdeki sızıntıya karşı savaşan süper kahraman birliği.
Yeah, that would sort out the spill from this light here.
Bu da ışığın buraya düşüşünü düzenler
Just spill it.
Dökül hadi.
Okay, spill -- why are we here?
Tamam söyle neden buradayız?
Spill off some of this speed.
Biraz hızını düşürür.
I say we cut her throat and spill all her blood.
Bence boğazını kesip tüm kanını akıtalım.
It won't spill into Stockton.
- Stockton saçılmazlar.
You spill, you're out!
Düşürdün, elendin!
You want me to talk, spill my guts?
Düşmemi mi istiyorsun?
Will they let me spill blood on the battlefield?
Savaş alanında kan dökmeme izin verecekler mi?
And how they shall roar, when I spill your blood upon the sands.
Ben de senin kanını kumlara akıttığımda her zamanki gibi haykıracaklar.
Now my emotions just spill out.
Sadece duygularım ortaya saçıldı.
I see his madness and I want to contain it, like an oil spill.
Deliliğini görüyorum ve kontrol altına almak istiyorum tıpkı bir petrol sızıntısı gibi.