Примеры использования: spiky

So, what are you saying, spiky?
Yani ne demek istiyorsun dikenli şey?
Pointy, pointy, spiky, stylish...
Sivri, sivri, dik kafalı, şık...
Well, maybe that's 'cause a giant, slimy, spiky slug came out of his mouth.
Onun sebebi, ağzından çıkan, büyük, pis çivili sümüklü böcek olmasın?
Asian dude, 5'8", spiky hair.
Asyalı , 1.80 boylarında saçları dik.
Life is an empty void without your spiky face.
Dikenli yüzün olmadan hayat çok boş.
Some people wear these spiky things just for show.
Bazıları bu çivili şeyleri göstermelik takar.
Uh, spiky hair.
Dik saçları vardı.
Pardon me for not trusting this giant spiky insect monster that just kidnapped you.
Az önce seni kaçıran dev gibi dikenli şu böcek canavara güvenmediğim için bağışla.
They're all spiky, they feel gross.
Çok inatçıydılar, iğrenç oldular.
What about those thingies with the spiky ball at the end of the chain things?
Ucunda zincirle bağlanmış keskin top olan sopalardan var mı peki?
These animals are again accompanied by a spiky Polacanthus.
Bu hayvanlar yine takip edilmekteler sivri bir Polacanthus tarafından.
Don't worry your spiky little head.
Üzülme diken kafalı çocuk.
Come on, spiky, get the girl back now.
Hadisene inatçı, kızı geri getir.
Don't you remember if the leaves were spiky or round?
Ağacın yaprakları sivri miydi ya da yuvarlak mıydı, hatırlamıyor musun?
And like he thinks he's so cute because of his tiny t-shirt, and his spiky hair, and his muscly arms.
Üstelik dar tişörtü, diken saçları ve kaslı kolları sebep kendini çok yakışıklı sanıyor.
Hard and spiky on the outside, but soft and really mushy on the in.
Dışta sert ve inatçıyım, ama içim yumuşacık ve duygusal.