Примеры использования: specialized

We're a bit of a specialized hospital.
Biz uzman bir hastaneyiz.
How come you're not doing the more specialized test?
Nasıl olur da daha özel bir test yapmazsınız?
Cheetahs specialise in hunting at speed.
Çitalar, hızlarıyla avlanmada uzmanlaşmışlardır.
Unlike Mori, I specialized in medicine.
Mori'den farklı olarak, ilaç uzmanıyım.
Prototypes of my CAD/CAM designs, specialized tools.
CAD/CAM tasarımlarımın prototipleri özel araçlar...
Federation ships don't specialise in sneak attacks.
Federasyon gemileri sinsice saldırılarda uzmanlaşmış değil.
Lock'em up in the prisons they call hospitals, specialized institutions!
Onları hastane denen hapishanelere tıkıyorlar, uzman kurumlar!
It's a little bit more specialized.
Özel bir alan bu.
Now, Risky specialized in buying and selling things he wasn't supposed to have.
Risky'nin uzmanlık alanı alıp satmaması gereken şeyleri alıp satmasıydı.
I specialized in palynology.
Polen biliminde ihtisas yaptım
Specialized, structured summer camps.
Özelleştirilmiş, planlanmış yaz kampları.
Specialized in burn victims, mostly women.
Uzmanlığım yanık hastalarıydı, çoğu kadın.
You do realize which end of the body I specialize in?
Vücudun hangi bölümü üzerine ihtisas yaptığımın farkında mısın?
They're copper and they come from a specialized stun gun.
Bunlar bakır ve özelleştirilmiş bir şok tabancasına aitler.
Specialized in "Large sporting dogs."
Uzmanlık alanı "Av köpekleri."
She's also a professional model that specializes in lingerie.
Aynı zamanda kadın iç çamaşırı alanında ihtisas yapan profesyonel bir model.