Примеры использования: speaks

Perhaps the Lady Melisandre could speak with her.
Belki Leydi Melisandre onunla konuşabilir.
We speak in codes, we send little messages.
Kodlarla haberleştik, mesajlaşmalar yaptık.
No one's been able to get Ruby to speak even a peep
Kimse Ruby'i tek kelime bile konuşturamamıştı.
May I speak to my future former employee?
Gelecekte eski çalışanım olacak kişiyle konuşabilir miyim?
Mark Bellison is who the man in the sky chose to speak through, but that doesn't change the fact that he's still a loser and your kids would be, too.
Gökteki adam bizimle haberleşmek için Mark Bellison"ı seçmiş olabilir ama bu onun zavallının biri olduğu gerçeğini değiştirmez, çocuklarınız da öyle olur.
How do we get him to speak to her?
- Onları nasıl konuşturacağız ki?
May I speak with a Mr. Ted Mosby?
Bay Ted Mosby ile konuşabilir miyim?
Speak to you soon, let's see if you can come one day.
Haberleşelim yine, ayarlayalım gel bi' gün bize.
May I speak with Mrs. Kinney?
Bayan Kinney ile görüşebilir miyim?
And perhaps it was this that would finally get him to admit that he sometimes did speak in a misleading way.
Onu yanlış manalara gelen sözler söylediğine nihayet ikna edecek şey belki de buydu.
If I may speak.
Bir şey söyleyebilir miyim?
May I speak to Kuzmin?
Kuzmin ile görüşebilir miyim?
Did you ever hear anyone at Liberty speak unkindly to Hannah?
Liberty'de Hannah'ya kırıcı sözler söylendiğini duydun mu?
Speak your mind.
Kafandakini söyle bakalım.
- Speak to you.
- Sizinle görüşmedik mi?
I must smile all the time... speak softly and walk gently with my head down.
Durmadan tebessüm edip kibar sözler söyleyip, başım eğik yürümek durumundayım.