Примеры использования: spawn

They are into bred, raise the spawn, they will make the new heir.
Yavruladılar, onları büyüttüler, bildiğimiz tek yolla.
Not long now, demon spawn.
Şimdi geliyor, iblis yumurtası.
Nice work, evil spawn.
Aferin sana kötü tohum.
That's how I came to be there, pursuing the Devil's own spawn, which I've chased across the universe.
Buraya bu şekilde geldim, uzayda takip ettiğim Şeytan dölünü izleyerek.
Take that, you winged spawn of Satan!
Al bakalım, şeytanın kanatlı uşağı!
Having reached maturity, it is time for the salmon to spawn.
Yeterli olgunluğa ulaşan somon için şimdi yumurtlama zamanı.
I am the spawn of a mobster, after all.
Her şeye rağmen mafya babasının yumurtasıyım.
is the Hell Spawn even aware that his presence... causes the destruction of those closest to him?
Acaba Cehennem Tohumu, kendi varlığının ona yakın olanlar için bir felâkete yol açacağının farkında mıydı?
Pig spawn, all of em.
Hepiniz domuzun dölüsünüz.
He is the spawn of Satan!
O şeytanın yavrusu.
After years feeding out in the Pacific, the salmon are returning to spawn.
Yıllarca Büyük Okyanus'ta beslendikten sonra somon balıkları yumurtlamak için dönüyorlar.
They turn hundreds of miles of coastline white with spawn.
Yumurtaları kilometrelerce uzunluktaki kıyıyı beyaza boyuyor.
A Hell Spawn is returned to earth soulless... his mind ravaged... his memory shattered.
Bir Cehennem Tohumu, dünyaya ruhsuz, beyni tahrip edilmiş hafızası parçalanmış şekilde döner.
Half of Satan's spawn.
Şeytan'ın dölünün bir yarısı.
You ignore the spawn of Satan, something bad might happen.
Sen eğer şeytanın kızını umursamazsan başına kötü şeyler gelebilir.
The salmon are merely waiting before they can start heading upriver to spawn.
Somon balıkları nehirin üst kısımlarına gidip yumurtlamak için yalnızca bekliyorlar.