Примеры использования: space

Nine, personal space.
Dokuz, kişisel alan.
Tell Harry Truman this is our goddamn air space.
Harry Truman'a buranın bizim hava sahamız olduğunu söyle.
They need space for takeoff.
Havalanmak için önlerinin boş olması lazım.
The space monkeys will be all over you.
Uzaylı maymunlar etrafını saracak.
Evert the edges and space them because the tissues will be swelling.
Kenarları kıvır, aralıklı yap çünkü dokular şişecek.
And space.
- Ve mekânda.
That's enough space?
Bu kadar uzaklık iyi mi?
I'll be by myself while Veronica takes her space.
Veronica aramiza mesafe koyarken ben bir basima beklerim.
Space pirates...
Uzay korsanları...
Perspective has vanished, Space and surface are one,
Perspektif kaybolmuş, Espas ve yüzey bir olmuş.
An atom is mostly empty space.
Atom çoğunlukla boşluktan oluşur.
I have to just give her some space.
Onu bir süre rahatsız etmesem daha iyi.
I saw the space in a way my opponents never would.
Rakiplerimin asla göremeyeceği bir aralık bulmuştum.
they are locked in a desperate battle for light and space.
Gözü dönmüşçesine, açıklık ve ışık savaşına kitlenmişler.
In what space, sir?
Hangi mesafede, bayım?
Because how would you be able to know how to move and interact with things if you don't know where they are in space?
Çünkü nesnelerin uzamda nerede olduklarını bilmeden nasıl hareket edeceğinizi ve onlarla iletişim kurmayı nereden bilebilirsiniz ki ?