Примеры использования: soup

Some soup?
Çorba mı?
Soup pot.
Çorba kazanı!
The soup pot.
Çorba kazanı!
turtle soup.
Kaplumbağa çorbası.
-Then soup.
-Sonra çorba.
- Chicken soup.
Tavuk çorbası!
I want soup.
Çorba istiyorum.
Soup all right?
- Çorba uyar mı?
I was at the soup kitchen, and she started coming.
Aşevindeyken sancılar başladılar.
You want to examine his character, go to a soup kitchen.
Hastanın kişiliğini incelemek istiyorsan, aşevine git.
- Just this year, we started a soup kitchen for the homeless, a reading program for bilingual children.
- Daha bu yıl evsizler için bir aşevi kurduk çocuklar için iki dilli bir okuma programı başlattık.
He knows where the soup kitchen is.
Aşevinin adresini biliyor zaten.
Directions to the nearest soup kitchen?
En yakın aşevinin adresi var?
You're in a soup kitchen, not a production of Oliver!
Aşevindeyiz yahu, Oliver'ın prodüksiyonunda değil.
Thanks to me, they've been able to expand and take over that soup kitchen next door.
Benim sayemde yandaki aşevini alıp dükkânı genişlettiler.
Volunteers at a soup kitchen.
Aşevinde gönüllü.