Примеры использования: sorting

- Fly around, sorting things out, like some kind of intergalactic policeman.
-, şeyler sıralama, uçun intergalaktik polis bir çeşit.
When, seconds later, through the tubes, it landed in a sorting center right outside the airport.
Saniyeler sonra tüpler aracılığıyla, ...havalimanının hemen dışındaki tasnif merkezine ulaşırdı.
Freak psychic schism to sort out.
Çözülmesi gereken acayip, psisik bölüntüler.
- So, Lily broke us up, sort of.
- Yani bir bakıma Lily bizi ayırdı.
Have you started sorting through his belongings?
Ona ait eşyaları sıralamaya başladınız mı?
Must have got stuck in the sorting machine or something.
Tasnif makinesinde filan sıkışmış olmalı.
- You can sort it out with that thing.
- O şeyle bu meseleyi çözebilirsin.
Thanks for helping us sort through all my mom's stuff.
Annemin eşyalarını ayırırken bize yardım ettiğin için sağ ol.
So it's possible Sarah was kept at an abandoned sorting center?
Yani, Sarah'nın terk edilmiş bir sınıflandırma merkezinde tutulmuş olması muhtemel.
No, I should stay and sort the patients.
Hayır, kalıp hastaları sınıflandırmalıyım.
It'll sort itself out.
Kendi kendine halleder.
We'll sort you.
After the anthrax attack in 2001, the post office shut down several sorting centers.
2001'deki şarbon saldırılarından sonra posta müdürlüğü birkaç sınıflandırma merkezini kapadı.
I think Jay's saying why don't you go sort some bolts?
Sanırım Jay cıvataları sınıflandır demek istedi.
They'll sort it out.
We'll sort Nagata.
Nagata'yı ayıklayacağız.