Примеры использования: sore

How can you be so sure it isn't just a sore muscle?
Ağrılı bir kas olmadığından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
I know that's a sore subject with you.
- Bunun hakkında hassas olduğunu biliyorum.
The word is, Little Bonaparte is real sore over what happened to Toothpick Charlie.
Küçük Bonaparte, Kürdan Charlie'nin başına gelenlerden ötürü çok kızgın.
Sore throats.
Boğaz şişliği.
Sorry, that cold sore.
Şu uçuk ne zamandır var?
Is your throat sore?
Boğazın mı ağrıyor?
No sore throats?
A little sore.
Biraz ağrılı.
Here we stand out like three sore thumbs in the bleachers, and you want to wallow in the sun like a sleepy dog.
Biz şurada çamaşır suyuna batmış iki yaralı parmak gibi dikilelim sense güneşin altında uyuz köpekler gibi keyif çat.
I can be a very sore loser.
Çok alıngan bir mağlup olabilirim.
You know, I'd be sore, too.
- Ben olsam, ben de öfkeli olurdum.
I didn't notice the sore.
Yarayı fark etmemiştim.
I don't wanna hit a sore spot, but can we talk about herpes?
Bamtelinize basmak istemem ama, herpes virüsü hakkında konuşabilir miyiz?
Leg sore.
Bacağım acıyor.
A little sore.
- Biraz agrim var.
I think his heart is sore.
Sanırsam yüreği yaralı.