Примеры использования: soon

Oh, one day very soon, Pongo...
Oh, çok yakındalarda, Pongo...
And soon darkness fell.
Biraz sonra karanlık çöktü.
- So soon?
Hemen mi?
I'll be there as soon as I can.
Çabucak gelmeye çalışacağım.
Girls will be up soon.
Kızlar birazdan kalkar.
Come back soon.
çabuk yap.
You must speak to Mother Jesu and you must do so soon.
Jesu Ana ile konuşmalısın ve bunu derhal yapmalısın.
Very soon.
I will feed soon.
Birazdan besleneceğim.
Not soon enough.
Yeterince çabuk değil.
To his credit, as soon as he did, he acknowledged that it was her discovery.
Kendisine yakışan biçimde, fark ettiğinde de bunun Payne'in keşfi olduğunu derhal kabul etti.
Welcome to soon enough.
Yakındaya hoşgeldiniz.
Soon the track led us into a primordial swamp.
Biraz sonra kendimizi ilkel bir bataklıkta bulduk.
Get here soon.
Hemen buraya gelin.
But he's soon off in search of more sparring partners.
Ama çabucak daha fazla idman arkadaşı arayışına giriyor.
Soon the CyberKing will awake.
Birazdan SiberŞah uyanacak.