Примеры использования: sometime

Sometime ago you told that you needed help.
Bir aralar yardıma ihtiyacın olduğunu söylemiştin.
I hope I can do the same for you sometime.
Umarım aynı şeyi ben de bir gün senin için yapabilirim.
- Could we get a cup of coffee sometime?
Bir ara kahve içebilir miyiz?
-We all gotta go sometime.
-Hepimiz bir gün gideceğiz.
You and I'll have a talk sometime.
Bir ara seninle konuşalım.
He would have been by sometime this afternoon.
Bir gün derken, bu akşamı kastetmiş olabilir.
You know, you ought to take a look at the statistics on suicide sometime.
Bir ara açıp intihar istatistiklerine bakmalısınız.
We'll visit her grave sometime.
Bir gün mezarını ziyaret edeceğiz.
Sometime, maybe.
Bazen olabilir.
I mean they gotta let us get away from this tyke sometime.
Yani birgün bu veledin yanından ayrılmamıza izin verecekler.
Someone's gonna be miserable sometime.
Birileri bazen mutsuz olacak.
Come around and tell me the story of your life sometime.
Birgün gelin de, bana hayatınızı anlatın.
Sometime in the past, Venus had volcanoes.
Bazen geçmişte, Venüs'ün volkanları olmuştu.
Everybody's got to die sometime or another.
Herkes birgün öyle yada böyle ölecek.
Maybe you can give me a lesson sometime buddy.
Belki sende bana bazen ders verebilirsin dostum.
He said, "We should do it again sometime."
"Bunu birgün tekrarlarız." dedi