Примеры использования: smuggler

So, from diamond smuggler to OPEC member.
Elmas kaçakçılığından, petrol ihraç eden ülkelerin arasına.
So, that's why you're a smuggler...
Demek kaçakçılık yapma nedenin bu.
How is it going to look to your shipmates when they find out you were once a contraband smuggler and that you were involved in this ugly business tonight?
Gemide ki arkadaşların, bu gece yaptıklarını öğrenip daha önceden de kaçakçılık yapan birisi olduğunu, öğrendiklerinde, bu olay sence nasıl görünecektir?
Undercover as a drug smuggler, huh?
Gizli olarak uyuşturucu kaçakçılığı, değil mi?
What, smuggler?
That doesn't mean you're a smuggler.
O kaçakçılık sayılmaz.
I was actually referring to my brothers, the pimp and the blood diamond smuggler.
Aslında ben, kardeşlerim arasında kadın ticareti ve elmas kaçakçılığına karşı örnek gösterilenim.
And he's a convicted gem smuggler.
Mücevher kaçakçılığından mahkûmiyeti var.
I was a smuggler.
- Hayır, kaçakçıydım.
You're a smuggler.
You were a hero and a smuggler.
Hem bir kahraman, hem de kaçakçıydın.
You mean you were a smuggler?
Kaçakçı mıydın yani?
I'm a smuggler!
I am a real smuggler.
But our smuggler had also a fear.
Ama kaçakçımız korkuyordu.
And a smuggler.