Примеры использования: sleepy

-Be sleepy!
- Uykulu konuş!
♪ Cause maybe in that sleepy town
Çünkü bu uyuşuk kasabada
Show me the sleepy eyes.
Mahmur gözlerini göreyim.
I'm sleepy.
Turkey makes me sleepy.
Noble Tiger was very sleepy, you see... for he was very old.
Asil Kaplan çok hareketsizdi, bunu görürdün çünkü çok yaşlıydı.
I said sleepy, not brain-dead.
Mahmur bak dedim, beyin ölümün gerçekleşmiş gibi değil.
He is sleepy...
High-end lines don't do well in sleepy little towns.
Yüksek fiyatlı ürünler, hareketsiz minik kasabalarda alıcı bulmaz.
- They're sleepy.
Sleepy time.
Uyku zamanı.
Come on, sleepy.
Hadi ama uykucu.
♪ Happy kitty, sleepy kitty... ♪
Mutlu kedi, uykulu...
What the hell is George Hendee doing here in our sleepy town?
George Hendee bizim uyuşuk kasabamızda ne halt yiyor?
Are you sleepy?
Uykun mu var?
Morning, sleepy head.
Günaydın uykucu.