Примеры использования: slack

Someone has to pick up the slack, especially with hermit lady just laying around the house.
Birisi özellikle münzevi bayan ile bolluk, almak zorunda Sadece evin etrafında döşeme.
Jessica's not here to pick up the slack anymore.
Boşluğunu dolduracak bir Jessica yok artık.
I'm cutting you guys a lot of slack.
Sizi durgunluktan kurtardım ben.
The tempo was a bit slack.
Tempo biraz ağırdı.
You're getting slack, Eddie Singh.
laçka yapmıssın, Eddie Singh.
Slack attack?
Gevşetme saldırısı mı?
I'm gonna cut you a little slack.
Seni biraz yavaşlatacağım.
Cut him some slack.
Ona biraz zaman ver.
I'm going to have to hire a deputy director to pick up the slack.
Bu gevşekliğe çeki düzen vermesi için yardımcı müdür alacağım.
Cut him some slack.
Biraz mola versin.
Slack, greedy and cunning.
Tembel, açgözlü ve kurnaz.
Look, Rachel, I cut you some slack yesterday because you're a newbie who's in over her head, but since you clearly don't have the power to include us in this deal,
Bak, Rachel, dün biraz gevşek davrandım çünkü sen başından büyük bir işe kalkışmış bir çaylaksın ama açıkçası senin bizi anlaşmaya dahil edecek gücün yok.
Just slack off and cash your check like you always do.
Gevşe biraz ve her zaman yaptığın gibi maaşını say.
If I don't know the answer, she jumps in and picks up the slack.
Eğer cevabı bilmiyorsam, o araya atlar ve çözer.
Cut me some slack.
Biraz rahat bırak beni.
Cut him some slack.
Onu biraz rahat bırak.