Примеры использования: shiny

That lamp is shiny.
Bu lamba parlak.
This cop kept looking over, wondering what somebody looks like me dressed in state issue, was doin' driving a shiny new buggy.
Polis gözlerini alamıyordu, benim gibi üniformalı birinin nasıl olup da gıcır gıcır bir araba kullandığını merak etmişti.
It's really shiny.
Gerçekten parlak olmuş.
Shiny, shiny shoe.
Gıcır gıcır ayakkabıcığım.
They like shiny things.
Parlak şeyleri severler.
Or an angry drunk wanted to try a shiny new pistol on a human target.
Ya da öfkeli bir sarhoş, gıcır gıcır tabancasını canlı bir hedef üstünde denemek istemiştir.
Look, shiny keys.
Bakın, parlak anahtarlar.
I've got some shiny new saucepans I want to show off.
- Sergilemek istediğim gıcır tencerelerim var.
Bright and shiny.
Parlak ve ışıltılı.
Got that shiny red amanda apple right into fitz's hand.
Parlayan kırmızı bir elmayı, Amanda'yı Fitz'in ellerine böyle verdi.
A brief, shiny moment.
Işıltılı kısa bir an.
Now keep your eyes on the shiny object.
Simdi gözlerini parlayan objede tut.
The look was bright and shiny, the sound track was explosive.
Görüntü parlak ve ışıltılı, ses kaydı bomba gibiydi.
You're a little bit shiny!
You went after some shiny pretty boy and got stuck with nothing.
Daha sonra ışıltılı, özel bir adamla bağlanmadan gidebilirsin.
I'm shiny?
Parlıyor muyum?