Примеры использования: shawl

Shall I have them bring you a shawl, my lady?
Size bir şal getirsinler mi leydim?
- That's a shawl.
O bir atkı çeşidi.
It's a piece of the Weeping Lady's shawl.
Ağlayan Kadının eşarbından bir parça.
It seemed a little chilly, m'lady, so I've brought you a shawl.
Biraz soğuk gibi leydim, size bir şal getirdim.
He went around in a shawl.
Onun atkısını doladı.
She was wearing a simple dress, and a shawl against the sun.
Sade bir elbise giyiyordu, bir de eşarp vardı başında.
Throw me your shawl.
- But I've got my shawl.
- Atkımı aldım.
You wrap her around you like some sick widow shawl.
Hasta, zavallı dul olarak bir eşarp gibi etrafını sarıyorsun.
Sybil, be a dear and fetch my black evening shawl.
Sybil, şalımı getirir misin?
He needs that shawl to find his son.
Bu atkıya oğlunu bulmak için ihtiyacı var.
I accidentally did it while I was pinning a shawl.
Eşarpımı iğnelerken oldu.
Keep your shawl on.
Şalın üzerinde olsun.
- Roger, your shawl.
- Roger, atkın.
Something the matter with his grandmother's paisley shawl.
Büyükannesinin işlemeli eşarbıyla ilgili sorunlar varmış.
That's a marvelous shawl, Nick.
Şalın olağanüstü, Nick.