Примеры использования: shark

I may not work on wall street, but that doesn't mean I can't smell a shark in a suit.
Borsada çalışmıyor olabilirim ama bu, takım elbiseli bir dolandırıcının kokusunu alamadığımı göstermez.
John, I believe you brought a shark to my table.
John, evime otlakçı birini getirmişsin.
The great white shark knows their habits well.
Büyük Beyaz Köpekbalığı, onların bu âdetlerini iyi biliyor.
Did he identify the loan shark by name?
Tefecinin adını verdi mi?
A frigging guitar shark over here.
Gitar ustası var karşınızda.
A kitten and a shark...
Kedi yavrusu ve köpek balığı.
You show him cat dressed like shark?
Köpek balığı gibi giydirilmiş kediyi gösterdin mi?
Flash mob, treasure hunt, land shark?
Ayak takımı, hazine avı, dolandırıcı?
Pool shark in the corner prison cell.
Köşe hücresinde bilardo ustası.
- A shark hole?
- Köpek balığı deliği?
- Oh, double white shark attack.
- Çifte beyaz köpek balığı saldırısı.
Tommy "The Shark" Valentino?
"Dolandırıcı" Tommy Valentino mu?
I don't want you to anyway, you shark!
Zaten seni istemiyorum otlakçı!
I'm a love shark, baby.
Ben aşk köpekbalığıyım, bebek!
Eventually, he resorted to bad loan sharks
En sonunda kötü tefecilere başvurmuş.
Hmm, what would a pool shark say?
Bütün bilardo ustalarının dediği gibi mi?