Примеры использования: senile

The thing is, it doesn't matter if he's homeless or some senile racist...
Önemli olan ise, millet, hastanın bir evsiz ya da bunak bir ırkçı olmasına bakmaksızın...
Now look who's senile.
Hele bakın kim bunamış.
- He's senile.
I had senile dementia.
- Yaşlılık bunaması vardı.
Boy, I must be getting senile.
Delikanlı, bunuyor olmalıyım.
Are you trying to stall us, or are you just senile?
Bizi oyalamaya mı çalışıyorsun yoksa bunak mısın?
My mom's a little senile.
Annem biraz bunamış.
Getting senile.
I can recognize senile dementia when I see it.
Yaşlılık bunamasını görünce anlayabiliyorum.
I'm not senile.
Henüz bunamadım.
I ain't senile, dad blast it.
Ben bunak değilim, lanet olsun.
- He is not senile.
- O bunamış değil.
Gettin' senile.
Herhalde bunadı artık.
That must be what the doctors call senile dementia.
Bu doktorların yaşlılık bunaması dedikleri olmalı!
You must be getting senile, George.
Bunuyor olmalısın George.
The senile old fool.
Aptal ihtiyar bunak.