Примеры использования: seductive

- We find that this exercise really helps them to identify the seductive side of their mania.
Bu egzersiz, manilerinin ayartıcı tarafını tanımlamalarına yardım ediyor.
This is my seductive voice!
Bu benim baştan çıkarıcım konuşmam!
That's why you are so seductive, Esther.
Seni baştan çıkarıcı yapan da bu, Esther.
Real seductive.
A seductive scent that nobody can reject.
Kimsenin reddedemeyeceği baştan çıkarıcı bir koku.
Briggs can be very seductive.
Briggs oldukça baştan çıkarıcı olabilir.
- I'd forgotten how seductive you are.
- Ne kadar ayartıcı olduğunu unutmuşum.
They are so seductive.
Güç, çekicidir.
They can be emotional or coy or seductive.
Duygusal ya da utangaç ya da şuh olabilirler.
Quicker, easier, more seductive.
Daha hızlı, daha kolay, daha çekici.
I'm striking a seductive pose for your mother.
- Anneni baştan çıkaracak bir poz veriyorum.
A seductive scent draws her downwards, to safety.
Şuh bir koku, onu emniyetli derinliğe çekiyor.
Fairy magic is seductive, Mr Strange.
Peri büyüsü çekicidir Bay Strange.
She can highly seductive.
Bir şeyi elde etmek istediği zaman insanı baştan çıkarıp istediğini yaptırırdı.
Seductive voice.
I'll work my seductive magic.
Baştan çıkarıcı sihrimi çalıştıracağım yani.