Примеры использования: seduction

Five years ago, Tommy Tasker was arrested for seduction.
Beş yıl önce Tommy Tasker iğfal suçundan tutuklandı.
I really thought that the threat of legal action was gonna do it, but I'm gonna have to employ my considerable powers of seduction.
Resmi yollardan hareket etmek bu işi halleder sandım ama görünen o ki, hatrı sayılır cazibemin gücünü konuşturmam gerekecek.
The seduction can now begin.
Baştan çıkarma işlemi başlayabilir.
WHAT DO YOU KNOW OF SEDUCTION?
Baştan çıkartma hakkında ne bilirsin sen?
- Thus concludes the worst seduction ever.
Bu, işin bütün çekiciliği öldürüyor.
He leaves the seduction to you.
Baştan çıkarma işini size bırakıyor.
It's a seduction technique.
Ayartma tekniğidir.
Seduction is manipulation disguised as romance.
Hayır, çekicilik romantizmle gizlenmiş... kafa karışıklığıdır.
This was the seduction of the dish.
Yiyeceğin çekiciliği buydu.
This is your seduction lounge.
Burası senin baştan çıkarma odan olacak.
classic seduction technique.
Klasik ayartma tekniği.
Father Hoobin, the crime of seduction carries with it a prison sentence.
- Peder Hoobin, iğfal suçunun cezası hapistir.
I near fell prey to the witch's seduction.
Az kalsın cadının cazibesine kapılıyordum.
- Seduction After Dark.
Karanlıktan sonra baştan çıkarma.
Where's the seduction?
Save your seduction for someone else.
Cazibenizi başkasına saklayın.