Примеры использования: saving

Always be saving.
- Her zaman tasarruflu ol.
I am through saving them.
Onları kurtarmayı bıraktım.
He withdrew most of his life saving.
Birikimlerinin çoğunu çekmiş.
Savior to all who need saving.
Tüm kurtarılmaya ihtiyacı olanların kurtarıcısı.
And I started the business of saving people's marriage.
Ve bende tutumlu insanların evlilik işine başladım.
Well, save that for old age.
Eh, yaşlılık olduğunu kaydedin.
Save yourselves.
Anlatın ki kurtulasınız!
saving time already.
4, 1 den daha fazla; şimdiden zaman tasarrufu yaptım bile.
Saving money is important.
Tasarruf yapmak da önemli.
Ana, I could talk to you about morality or saving yourself for marriage or statistics about STDs,
Ana, seninle ahlak ya da kendini evleninceye kadar saklama ya da cinsel yol ile bulaşan hastalıklar hakkında konuşabilirdik.
And you have been my saving grace.
Ve sen benim durumumu kurtaran özelliğimdin.
All right, all of our swag is in the car, and I look forward to a successful promotion of our legitimate space-saving app.
Tamam, tüm mallar arabada, ve ben de yasal-veri kazandırıcı uygulamamızın başarılı tanıtımını dört gözle bekliyorum.
Save vaunted words for grander ear.
Başkalarına böbürlen.
Hitler was the messias envoy to save the Europe.
Hitler, Avrupa'yı kurtarmak için gönderilen mesihti.
And the energy savings.
Ve enerji tasarruflu.
What about saving the world?
Dünyayı kurtarma hayallerine ne oldu?