Примеры использования: sampling

Some sample menus.
Birkaç menü örneği.
Ladoo sampling!
Ladoo numuneleri!
Could I try a sample of that one?
- Şunu deneyebilir miyim?
Define sample.
Örneği açıkla.
I just had a sampling.
Numune aldım sadece.
Some try slipping bleach crystals in, or even passing off a shipmate's clean sample as their own.
Bazıları içine çamaşır suyunu bile karıştırmayı denedi.Ya da bir denizcinin temiz idrannı kendilerininki gibi verirler.
Sample's ready!
Örnekler hazır!
- At a sampling.
- Tahlil için numune veriyor.
Set her up for a venous sampling.
Venöz örnekleme için onu hazırlayın.
I will sample DNA and run a species determination.
Dna'yı örnekleyip hayvanın türünü belirleyeceğim.
And now, this lucky reporter will be the first human to sample this delicious crime against nature.
Ve şimdi, şanslı muhabiriniz bu leziz doğa suçunu tadan ilk insan olacak.
We gotta delay the venous sampling.
Venöz örnekleme gecikecek.
We would like to sample the core just to make sure that it wasn't damaged.
Hasar vermediğinden emin olmak için çekirdeği örneklemek istiyoruz.
Such concerns are voiced by all those who sample our wares.
Bu tip endişeler mallarımızdan tadan herkes tarafından dile getirilmiştir.
Patient being prepped for the venous sampling?
Ruh hastası venöz örnekleme için hazır mı?
Well, I've happen to have seen on the entertainment channel that studios are starting to sample actors into these tiny little computer creatures.
Aslında eğlence kanalı stüdyolarında böyle bir şey görmüştüm orada örneklenmiş aktörleri küçücük bilgisayar yaratıklarına dönüştürmüşlerdi.