Примеры использования: sales

In sales.
Satış alanında.
I even found a wedding dress sale where irregular dresses were all under $50.
Hatta 50$ altı defolu, indirimli gelinlik satış dükkanı bile bulmuştum.
I got it on sale.
Satın aldım.
"... there is wood sale everywhere. "
"...odunda indirim var! "
On the chest of a barmaid in Sale, were tattooed the prices of ale.
Sale'deki barmenin göğsünde, dövmelenmişti fiyatları biranın.
Sales are down.
Satışlar düşük.
And a sale on trailer hitches down at Rusty Rod's.
Ve trayler milleri için Rusty Rod'da indirimli satışlar vardı.
- The estate sale-- go there.
- Satın aldığın ev yok mU?
Just keep anything that relates to the original deeds and the sale of the land.
Yalnızca orijinal tapu ve arsa satımıyla ilgili şeyleri atma, yeter.
It was on sale.
Ucuzluktan aldım.
House is not for sale.
Hepinize diyorum, ev satılık değil.
Daily sales per clan run about 500,000 Euro.
Günlük 500 bin euro ciro yaptılar.
There's one thing you can't buy in a Europe fire sale or any other market on earth.
Ne Avrupa'daki mezattan ne de dünya üzerindeki herhangi bir çarşıdan... alamayacağın bir tek şey var.
Market prices are always decided by the owner, and they can't be taxed on the sale of the artwork.
Sanat eserinin piyasa değerini daima sahibi belirler ve satımından vergi alınmaz.
They had a sale on stew meat today.
Bu gün haşlamalık ette ucuzluk vardı.
McKernon Motors is for sale?
McKernon Motors satılığa mı çıktı?