Примеры использования: runaway

Heh, talk about your runaway government.
Al sana kaçak hükûmet.
She was a runaway.
- An army runaway?
- Asker kaçağını mı?
Probably a runaway.
Muhtemelen evden kaçmış.
She's a runaway.
- Bir kaçak.
I think a runaway.
Bence evden kaçmış birini.
-Are you a runaway?
Kaçak mısın?
A teenage runaway.
She's a runaway.
Kız firari...
Runaway canoe!
Kaçın kano!
Roving gangs of families, runaway strollers and whatnot.
Aylak mafya üyeleri, firariler, falan filan.
A runaway.
I pulled over a hottie in a runaway test vehicle.
Bir fıstığı, firari bir test aracının içindeyken çevirdim.
Runaway bride.
Gelin kaçtı.
They thought he was a teenage runaway.
onun genç bir firari olduğunu düşünmüşler.
Where is that runaway?
Nereye kaçmış?