Примеры использования: rumours

I started that rumor.
O söylentiyi ben başlatmıştım.
Rumor is, Louis Lamar Skullnick, the architect who designed this building, carved these panels himself.
Rivayet o ki bu binayı tasarlayan mimar Louis Lamar Skolnick bu panellleri kendisi bükmüş.
Rumor has it that the sister sold Rhona to The Minister.
Dedikoduya gore kiz kardesi Rhona'yi bakana satti.
There was a rumor that said Yoon Jae-Ha died in Canada.
Yoon Jae-Ha'nin Kanada'da olduguna dair dedikodular vardı.
Is the rumor true?
- Dedikodu doğru mu?
Same rumors put me in hock to a Southland mob.
Aynı dedikoduya göre bu beni güney mafyasına sokmuş.
Mr. Irving is rumored to have a list of around 4,000 contributors...
Bay Irving kendisine katkı sağlayan 4.000 kişilik listesi olduğuna dair dedikodu çıkarmış...
That was the rumor?
Dedikodu böyle miydi?
-What rumor?
Anything we do now is a rumour of a rumour.
Şu andan itibaren yapacağımız her şey söylentiler halinde yayılır.
There's a rumor that Allyn Barnes has been contemplating a career retrospective.
Allyn Barnes'ın geçmişe dönük kariyerini düşündüğüne dair söylentiler vardı.
Not a rumor.
Söylenti falan değildi.
The rumor says that dead people are coming back to life in that village, and attacking the villagers.
Rivayete göre ölüler geri dönmüş, ve şehrin insanlarına saldırıyormuş.
There's rumors he wants the coal under Lord Doisneau's land.
Lord Doisneau'nun elindeki kömürleri istediğine dair söylentiler var.
Not that rumor.
O söylenti değil.
Close to a $2.5 million position based on a rumor.
Bir rivayet üzerine 2.5 milyon dolarlık iş mi yaptınız?