Примеры использования: rumor

I started that rumor.
O söylentiyi ben başlatmıştım.
Rumor is, Louis Lamar Skullnick, the architect who designed this building, carved these panels himself.
Rivayet o ki bu binayı tasarlayan mimar Louis Lamar Skolnick bu panellleri kendisi bükmüş.
Not a rumor.
Söylenti falan değildi.
The rumor says that dead people are coming back to life in that village, and attacking the villagers.
Rivayete göre ölüler geri dönmüş, ve şehrin insanlarına saldırıyormuş.
Not even a rumor?
Söylentisi dahi mi yok?
Close to a $2.5 million position based on a rumor.
Bir rivayet üzerine 2.5 milyon dolarlık iş mi yaptınız?
Not that rumor.
O söylenti değil.
I heard a rumor you were gonna be teaching here in town.
Burada eğitmenlik yapacakmışsın diye bir rivayet duydum.
-What rumor?
Same rumors put me in hock to a Southland mob.
Aynı dedikoduya göre bu beni güney mafyasına sokmuş.
That was the rumor?
Dedikodu böyle miydi?
Rumors have me killing this piece of filth who hurt my wife.
Dedikodulara göre karıma zarar veren pisliği öldürmüşüm.
- A rumor?
Rumors have circulated that he assassinated my accountant to secure the deal.
Dedikodulara göre, muhasebecimi bu antlaşmayı sağlama almak için öldürtmüş.
Rumor has it
Onların hepsi dedikodu.
Rumor has it that the sister sold Rhona to The Minister.
Dedikoduya gore kiz kardesi Rhona'yi bakana satti.