Примеры использования: rooted

I'm rooted.
- Ben köklü ediyorum.
Justice cannot take root amid rage.
Adalet hiddetin arasında kök salamaz.
"Most likely" means she wants to root around inside your little girl's brain without any guarantee that it'll work.
"En muhtemel" demek işe yarayacağının bir garantisi olmadan kızının beynini eşeleyecek demek.
Feel your feet be rooted.
We root through the butcher's refuse where meat isn't kosher.
Etleri caiz olmayan kasabın artıklarını eşeliyoruz
A legend we are, but one rooted in fact.
Efsaneyiz, ama kökleşmiş bir efsaneyiz.
Nobody had to shave your head, drill a hole in your skull... and root around inside your brain.
Ayrıca kimse kafanı kazımayacak, kafatasında bir delik açmayacak, ve beyninin bir köşesini de eşelemeyecek.
I've already set out why I think presumptions like this, rooted in the very idea of faith schools, are a growing menace.
Bu gibi olasılıkları; inanç okulları fikrinde kökleşmiş, büyüyen bir tehdit olarak neden düşündüğümü zaten ortaya koydum.
But bury it deep in rot, in filth, and watch it take root in hell.
Fakat onu çürümeye, pisliğe gömün ve cehennemde kökleşmesini seyredin.
- You don't own the thing, but you want me to let you root around inside.
O şeyin sahibi değilsiniz ama benden o şeyin içini araştırmak için izin istiyorsunuz.
Nick, I think this Nebojsa is really rooted, okay?
Nick,sanırım bu Nebojsa gerçekten köklü aileden,tamam mı?
These hexes, they start with magic, but as they take root, they alter the very chemistry of the brain.
Bu lanetler bir büyüyle kıvılcım alsa da kök saldıkça direkt olarak beynin kimyasına etki eder.
Currently, the Axis is being held in a vault in Chandler's Auction House an establishment firmly rooted in the black market.
Şu anda Chandler'ın açık arttırma binasının kasa dairesinde, ...köklü kara borsa kurumlarına satılmak üzere tutuluyor..
Nothing will take root outside.
Dışarda hiçbir şey kök salamıyor.
No this is just deeply rooted psychic vibage.
Hayır, bu, köklü bir... psişik titreşim.
The seeds of darkness had already taken root.
Karanlık içine çoktan kök salmıştı.