Примеры использования: risk

Wouldn't you rather risk this?
Bu riski tercih etmez misin?
He was a deputy state's attorney, and, uh, there are prisoners inside who he put there, so that makes him a flight risk.
Kendisi Eyalet Savcı Vekilliği de yapmış, ...ve hapise onun tıktığı mahkumlar da var orada, ... bu da ona bir uçuş rizikosuna neden oluyor.
- No experiment is entirely without risk.
Hiçbir deney tamamen risksiz değildir.
Even with my brother at risk?
Kardeşimin hayatı tehlikede olsa bile mi?
It's a risk, Frank.
Bu riskli Frank.
I think we can risk prints.
Sanırım parmak izlerini riske edebiliriz.
Lemond bishop is still considered a flight risk.
Lemond Bishop hâlâ uçuş rizikosu olarak görülüyor.
I am told that it's not without risk.
Risksiz olmadığı bana söylendi.
- And risk killing that kid?
- Çocuğun canını tehlikeye mi atacaktın?
It's risk.
Riskli iş.
We'd risk aspiration.
Aspirasyon riski var.
And he is as far from a flight risk as it's possible to be.
Toplumda büyük bağlantıları var ve mümkün olduğunca uçuş rizikolarından uzaktadır.
This isn't without risk.
Bu iş risksiz olmayacak.
They were a security risk.
Güvenlikleri tehlikedeydi.
Do we risk it?
Sence riskli mi?
- Ultrasound indicates a risk.
-Ültrason risk olduğunu gösteriyor.