Примеры использования: ridic

I hear the hours are ridic.
Duyduğuma göre çalışma saatleri çok kötüymüş.
That's ridic--
Oh, my God, this is legit ridic.
Tanrım bu durum iyi hit yapar.
Look, girls, this is ridic...
Bakın kızlar...
That's so ridic-
Bu saçm...
Totally "ridic."
Tam anlamıyla "mükem."
Why, that's ridic-
- It's just ridic...
Oh, this is ridic- And I never put his picture on the piano-
Bu... ve asla onun resmini piyanonun üzerine koymadığımı
Don't be "ridic."
Gülünç olma.
The menu is insane and the prices are ridic.
Anlaşılmaz bir menüsü var ve fiyatları çok uçuk.
It was so ridic.
Well, that's absolutely ridic--
This place is pretty ridic.
Burası epey, rivelek.
I mean, that's ridic...
Yani, bu saçmalık...
- Garret, don't be ridic--
Garret saçmalama, başın kanıyor.