Примеры использования: rhyme

I hate to rhyme.
Kafiyeden nefret ederim.
It's like an Old Earth nursery rhyme sort of thing.
Eski Dünya çocuk tekerlemesi gibi bir şey.
I think it should rhyme.
Bence kâfiyeli olsun.
I mean, having it all rhyme and stuff, you know?
- Bütün o kafiyeler falan...
I wonder what lucky school will be the subject of the next nursery rhyme penned by Brooklyn's lamest fiction writer?
Merak ediyorum da, acaba hangi şanslı okul Brooklyn'in aksak kurgu yazarı tarafından kaleme alınan çocuk tekerlemesine konu olacak?
But they rhyme!
It's going to rhyme Token, just hold on.
Kafiyesi geliyor Token, sadece bekle.
Then all we need is a nursery rhyme.
O zaman geriye sadece bir anaokulu tekerlemesi kalıyor.
♪ Another day, another dime, another rhyme, another dollar ♪
Başka bir gün, başka bir sent Başka bir uyak, başka bir dolar
No, wait, those have to rhyme.
Dur, onları kafiyeli yazmak gerek.
Their rhyme schemes?
Kafiye düzenini mi?
There's a tense shift and a proximate rhyme.
Zaman kipi değişip duruyor ve uyak da yok.
Why do they rhyme?
Hey sahib... wrong rhyme.
Hey sahib... yanlış kafiye.
You a wigga that invented rhyme for money
Para için uyak düzen Bir beyaz zencisin
Those things are harder to rhyme.
Bunları kafiyeli yazmak zordur.