Примеры использования: revolt

A revolt might break out and perish BuYeo.
bir isyanın patlak vermesinden korkuyoruz.
Oppression and revolt.
Baskı ve başkaldırı.
Ghost and Tommy got a revolt going on their hands, man.
Ghost ve Tommy'e başkaldıracak adamları var, dostum.
- You revolt me.
-Senden iğreniyorum.
A world in revolt.
Dünya ayaklanıyor.
I think there's been a revolt in the palace.
isyan çıktı.
There are a lot of political magazines that encourage this revolt!
Bu başkaldırıya önayak olan birçok siyasi yayın var!
So that's why you drink and get fatter and fatter till your face revolts me like a contagious disease, like leprosy.
Öyleyse bu yüzden içiyorsun ve gittikçe şişmanlıyorsun ta ki yüzün beni iğrendirene dek, salgın bir hastalık gibi, tıpkı cüzam gibi.
But do you really think your peasants' revolt can stop me?
Ama gerçekten köylü ayaklanmasının beni durdurabileceğini mi sandın?
"While a last revolt from black Erebus"
"Siyah Erebus'un son devriminde"
You're revolted by me.
You revolt me!
I mean, the girls would revolt.
We don't need the whole party to revolt.
Bütün partinin ayaklanması gerekmiyor.
Resist, revolt, reform.
Diren, başkaldır, devrim.
Others will revolt.
Diğerleri ayaklanır.