Примеры использования: retailer

It's the name of an actual fashion buyer for one of those chain retailers, Midland.
Bu, Midland'taki gerçek bir perakende zinciri olan alıcının adı.
We know that Riverton is a huge retailer and that you've got your pick of potential data partners.
Riverton'un çok büyük bir satici oldugunu ve potansiyel veri partnerleriniz konusunda oldukça seçici oldugunuzu biliyoruz.
Retailers are getting nervous and taking issues off the stands.
Diğer bayiler gergin bir şekilde dergileri raflardan kaldırıyormuş.
We sold 300 t-shirts to the biggest retailer in Japan.
Japonya'nın perakendecisine 300 tişört sattık.
We ran a credit card search against all the retailers that sell this shirt.
Bu gömleği satan bütün bayileri araştırdık.
How much does a cannabis retailer earn?
Uyuşturucu satıcısı ne kadar kazanır?
Or would you wholesale that inventory to some established retailer, kick back, watch that cash roll in?
Sağlam bir perakendeciye malı toptan verip arkana yaslanıp paranın akmasını istemez misin?
Necla, sweetheart, I attended the retailers meeting.
Karıcığım, Neclacığım bayi toplantısı vardı oraya gittik.
Oh, my God, it's a small retailer.
Aman Tanrım, şuna bak bir perakendeci.
We searched every retailer in Shreveport.
Shreveport'daki her mağazayı araştırdık.
A lot of the merchandise gets sold to retailers, but a lot of stores will sell direct.
Malların çoğu perakende satılıyor, ...çoğu dükkan da direk satıyor.
And I traced it to an online retailer in Indonesia.
Satıcının izini Endonezya'ya kadar sürdüm.
He's my best retailer.
He's meeting hotels, retailers, restaurants.
Otellere, bayilere ve lokantalara bakıyor.
We have links on our website to almost every online retailer...
Sitemizde kitabın temin edilebileceği neredeyse her online satıcının linki var.
America's favorite online retailer is going to institute same-day delivery using drones.
- Amerika'nın favori çevrimiçi perakendecisi aynı gün teslimat hava araçlarını kuracakmış.