Примеры использования: responds

You must respond.
Sana dava açılıyor, Cevap vermek zorundasın.
Councilman Carcetti, you have two minutes to respond.
Sayın meclis üyesi Carcetti, yanıtlamak için 2 dakika süreniz bulunmaktadır.
- Please respond yes or no.
- Lütfen evet ya da hayır olarak cevaplayın.
I don't respond well to violence, Solomon.
Şiddete iyi karşılık vermem, Solomon.
My body does not respond well to the generic stuff.
Vücudum umumi ilaçları iyi karşılamıyor.
Carter, respond.
Carter, cevap ver.
Consider it carefully before you respond.
Yanıtlamadan önce çok iyi düşün.
I should respond, when asked who I am, huh?
Biri bana kim olduğumu sorarsa cevaplamak zorundayım.
How do we respond to that?
I trust you will respond in kind.
Ücreti karşılayacağınızdan kuşkum yok.
Please respond.
Lütfen cevap ver..
How did you respond?
You're too dumb to even respond to.
Bunu cevaplamaya değmeyecek kadar aptalsın.
So how do you want to respond?
How'd she respond?
Nasıl karşıladı?
You should respond.