Примеры использования: research

What kind of research?
Ne çeşit bir araştırma?
Research scientist Jennifer Heldmann... is also on a quest to find life on Mars... by understanding how microscopic organisms... survive in extreme environments on Earth.
Araştırmacı Jennifer Heldmann da Dünya'daki aşırı ortamlarda mikroskobik organizmaların nasıl hayatta kaldığını anlayarak Mars'ta yaşam bulmanın peşinde.
And another thing... at the practical skills test, about half the people brought the results of their research, like me, and about half showed off their transmuting on the spot.
Aynı zamanda, pratik beceriler için yarısı benim gibi bir deney konusunda rapor getiriyor... .. diğer yarısı ise hemen orda bir dönüşüm yapıyor.
Field research.
Zemin etüdü.
I'm doing some research.
Bak okuyorum ben burada, araştırma falan yapıyorum.
Mostly research.
Çoğunlukla araştırmadaydım.
A zealot whose research was funded by my father for its potential as a weapons system.
Babamın desteklediği gizli silah sisteminindeki bağnaz bir araştırmacıydı.
We were on our way to protest the university's use of cats in research.
Üniversitenin deneylerinde kedileri kullanmasını protesto edecektik.
Someone should stay up and research yours.
Birinin de oturup seninkini incelemesi lazım.
Oh, your research came up short.
Araman kısa sürecek.
I thought you already had a head of research and development.
Ben sizin hali hazırda, bir arge yöneticinizin olduğunu düşünmüştüm.
Do your research.
Araştır biraz.
I've seen their research.
Çalışmalarını inceledim.
He knows he can't go too far, 'cause we have some oppo research of our own.
O kadar ileri gidemeyeceğini biliyor, çünkü bizim de kendi karşıt incelememiz var.
Hey, Rach, you can stand down on that clock research.
Hey, Rach, saati aramayı bırakabilirsin.
He's the vice president of Research and Development at Haspel Corp.
Haspel şirketinde ARGE bölüm başkanı.