Примеры использования: remaining

The remaining portion was.
Geriye kalanların durumu güç geçtikçe kötüye gidiyordu.
Their bizarre shapes help them to remain suspended in the dark space.
Tuhaf biçimleri, bu karanlık uzayda asılı durabilmelerine yardım ediyor.
But I think those moments you shared remain clear as time passes.
Ama zaman geçtikçe paylaşılan o anların artarak aydınlığa kavuştuğunu düşünüyorum.
She cannot remain.
O da burada kalamaz.
Now that we are partners we will remain partners till the end.
Unutma, biz ortağız ve sonuna kadar ortaklığımızı sürdüreceğiz
You will remain here.
Sizler burada kalacaksınız.
While we're investigating the root of this near calamity, classes will continue and your brains are to remain in the on positions.
Biz bu durumun sebebini araştırırken dersler devam edecek ve beyinleriniz ilgisini sürdürecek.
The dead remain conscious.
Ölüler bilinçli kalıyor.
Sometimes pieces remain intact.
Bazı parçalar bütün kalıyor bazen.
For this psychic parasite to survive, it must supply us with a chemical that will cause us to remain dependent upon it.
Bu ruhsal parazitin, yaşamını sürdürmesi için bizi, ona bağımlılığımızı sürdürecek bir kimyasalla beslemesi gerekir
Signs of any Cybertech remaining?
Kalan hiç Siber teknoloji var mı?
They had that to remain itself firm.
Half of my remaining lifetime...
Kalan yaşamının yarısı mı?
Why does he remain?
Neden böyle duruyor?
Only I'm remaining.
dışarıda kalan bir tek benim.
He gave order to remain at your side.
Senin yaninda durmami emretti.