Примеры использования: relatives

THE SPEED AND RELATIVE POSITION OF EACH GALAXY IS MEASURED
Her bir galaksinin hızı ve göreli olarak konumu ölçüldü.
Right now, you're my sanest relative.
Şu an benim en aklı başında yakınımsın.
The root of the word relevant is "rel" which is also the root of the word "relative."
Akrabalık bağı diye bir şey var, değil mi?
This is useless, it's not allowing for any relative perspective.
Bu faydasız, herhangi bir göreli bakış açısına izin vermiyor.
They're sending a relative now.
Şu an bir yakınını yolluyorlar.
- Relative zero.
- Görece sıfır.
You a relative?
Akrabası mısınız?
I'm no relative to that girl.
Benim o kızla bir akrabalığım yok.
- Are you a relative?
- Akrabası mısınız?
My city has enjoyed months of relative peace.
Şehrimde aylardır hısımlar arasında barış var.
Survival is all relative, Jack.
Hayatta kalmak tamamen görecedir Jack.
Friend, relative, anybody?
Arkadaş, akraba ya da herhangi biri?
Everything's relative.
Match up by height and relative weight.
Boy ve göreli olarak ağırlığınıza göre eşleşin.
He may have lost a pet or even a relative to the virus.
Evcil hayvanını hatta bir yakınını virüs yüzünden kaybetmiş olabilir.
No, wrong would be relative, as if you had, in some way, got within the realm of what would be considered right.
Hayır, yanlış görece bir tanım, tabii sizin doğruluk anlayışınıza bağlı olarak.