Примеры использования: relat

I don't even relate to that person anymore.
Artık o hâlimi anlayamıyorum bile.
I can relate.
Bir ilgisi yok.
Well, I guess I can relate.
Şey, sanırım bir ilişki kurabiliyorum.
This woman can relate.
Bu kadın iyi bilir.
I can relate to that, old Bob,
Bunu anlayabilirim, Bob"cuğum.
And that relates to Cami's bodily fluids how ?
Bunun Cami'nin vücut sıvılarıyla ne ilgisi var?
No species on earth can relate to people that age.
O yaştaki bir insanla dünyadaki hiçbir tür ilişki kuramaz.
Well, I can relate to that.
Öyledir, bilirim.
Truth is, I can relate.
Gerçek şu ki bağlantı kurabiliyorum.
This relates to your Executive Order 112.
Konumuz 112'inci kararnamenizle ilgili.
- How does that relate to your brother?
Bunun budala erkek kardeşinin evi yakmasıyla alakası nedir?
Could relate to the players.
Oyuncularla ilgilenebilecek birini.
Finally, something I can relate to.
Sonunda bağlantı kurabileceğim bir şey.
I can relate.
Hayır, değil. l ilgili olabilir.
Even when it relates to nothing.
Hiçbir şeyle alakası olmadığında bile.
I can relate.