Примеры использования: regular

Breathing labored, but regular.
Zorlukla fakat düzenli nefes alıyormuş.
He was a series regular, actually, on the show.
Aslında dizide kadroluydu.
A regular family man,
Mazbut bir aile babası kendisi.
Regular and popular?
Sıradanların dünyası ve popülerlerin dünyası.
Stealing good union work away from regular folks?
Sendikaların parasını dürüst halktan mı çalıyorsun?
-Not your regular cleaners.
- Her zamanki kuru temizlemeci değil bu.
If he was a regular at the coffee house, I'd be serving him sneezers.
Kahve evine devamlı gelseydi ona hapşırık servis ederdim.
What with their regular bleedings when they got shot, did they even know?
Vurulmanın ne olduğunu bile bilmezken periyodik kanamalarıyla vurulmayı karıştırdılar mı?
So, why are the orbits of our own planets so regular and stable?
Öyleyse, niçin bizim sistemimizde yörüngeler oldukça düzgün ve dengeli bir şekilde bulunuyor?
It's regular.
Oldukca muntazam...
Regular celery!
Normal kereviz!
On a regular basis.
Değişmez bir kural bu.
The problem is, the adrenal system can't tell what's a regular case of nerves and what's a real impending disaster.
Sorun şu ki adrenal sistem hangisinin sinirlerle ilgili olağan bir durum hangisinin yaklaşan gerçek bir felaket olduğunu anlayamaz.
- lt's all right, I'm a regular.
-Pekala, ben kurallı biriyim.
He is usually regular in his habits?
- Genel rutinleri olan biri midir?
Robert Evans was a regular, and always sat in my section.
Robert Evans devamlı müşterimizdi ve her zaman, benim alanımda otururdu.