Примеры использования: registered

- It's not registered.
- Kayıtlı değil.
You're registered as a parent who neglects his kid.
Çocuğunu ihmal eden bir ebeveyn olarak tescil edilirsin.
So if you own a registered firearm, you will actually be targeted as an enemy by your own government in the likely imposition of martial law.
Yani ruhsatlı bir silahınız varsa bir sıkıyönetim halinde hükümet tarafından düşman olarak hedef alınacaksınız.
When I get married I'm going to register at the UCLA Cadaver Lab.
Ben evlendiğimde UCLA Kadavra Laboratuvarı'na kaydolacağım.
That's why I told you to put him on your family register first!
Bu yüzden seninkine kaydettirelim dedim.
You're not registered.
Kayıtlı değilsiniz.
Unless they have happened to have registered their claim.
Tabii haklarını tescil ettirmemişlerse.
The Glock registered, Abbs?
- Silah ruhsatlı mı Abbs?
- Did you guys sign for a registered letter?
Bu yaz taahhutlu bir mektup imzaladiniz mi?
Brain trust is a registered trademark.
Beyin takımı tescilli bir markadır.
Why did you register then?
Neden yazıldın o zaman?
Because the father has to be present to register the birth.
Çünkü babası, adını yazdırabilmesi için dışarıda olması gerekiyordu.
Now, I just need to register your ident.
Şimdi, hemen kimliğini kaydetmeliyim.
Registered mail.
Taahhütlü postayla.
It's a registered trademark.
Tescilli markayım.
And then I'm gonna register for classes.
Derslere yazılacağım.