Примеры использования: reef

It's the world's largest fossil reef.
Burası, dünyanın en büyük fosil resifi.
Daylight reveals another reef predator.
Gün ışığı bir başka mercan saldırganını ortaya çıkarır.
Vizcaya Reef Hotel.
Vizcaya Reef oteli.
Was it that reef bounce at Mavs, man?
Mavs'deki sığ kayalıktan sekmen yüzünden mi, adamım?
Yeah, Mercy reef.
Doğru, Merhamet Kayalıkları.
And on this reef the snakes do not hunt alone.
Ancak bu resifte yılanlar yalnız avlanmıyor.
The sloping flanks have slipped further into the sea, pushing the reef away from the shore.
Eğimli yamaçları denizin dibine kaymış, bu yüzden mercanları sahilden uzaklaştırmış.
Reef and Tony collide.
Reef ile Tony çarpıştı.
Sink them and make a reef to protect gay turtles?
Onları batırıp ve sığ kayalık yapıp gay kaplumbağaları koruyacaklar?
Mercy reef.
Merhamet Kayalıkları'na.
Eventually, the basin silted in and the reef died.
Sonunda havza da alüvyonla kaplandı ve resif öldü.
And the crown-of-thorns isn't the only coral killer on the reef.
Ve taç dikenli tek mercan katili değildir.
Dr. Reef.
Dr. Reef.
Let's go to the reef.
Şu sığ kayalıklara gidelim.
Must've hit the reef.
Kayalıklara vurmuş olmalı.
Building a reef.
Resif yapmak.