Примеры использования: ranging

There were a number of injuries ranging in severity.
Ciddi derecede çeşitli yaralanmalar vardı.
He refuses to confirm any wide-ranging homegrown network.
Yurt içinde kapsamlı bir ağ olduğunu doğrulamayı reddediyor.
Range at 0600.
0600'e sıralandı.
Why do we buy free range chicken?
Neden serbest gezen tavuk alıyoruz?
It, uh... it seems to me that... both of you have a wide range of emotions, in respect to this pregnancy.
Bana öyle geliyor ki siz ikiniz bu hamilelik hususunda çok kapsamlı duygulara sahipsiniz.
Ranging over every corner of this Earth.
Şu dünyanın her bir köşesine sıralanmış.
There's a range of frequencies programmed into the emitter.
Programlanmış çeşitli frekanslar var.
Coronal mass ejections range and speeds, but take in a curl as quick as
Koronal kütle atımlarının hızları değişmekle birlikte saniyede 1250 1450 km hızla atılabilirler.
Well, we have surf in the six-to-eight-foot range, it looks like out there.
180 ve 240 cm arasında değişen sörfler var, öyle görünüyor.
The mass of the individual stars in a litter can range from the runts-- not much larger than the largest planets-- to the supergiant stars that dwarf the Sun.
Süprüntüdeki bireysel yıldızların kütlesi en büyük gezegenden daha büyük olmayan cücelerden Güneş'i gölgede bırakan süperdev yıldızlarına kadar değişir.
In my thesis, I argued why free-range zoos are better than traditional caged ones.
Ben de tezimde hayvanların serbestçe dolaştığı hayvanat bahçelerinin geleneksel kafesli olanlardan daha iyi olduğunu savunmuştum.
I am fully programmed with social interaction norms appropriate to a range of visitors.
Çok çeşitli ziyaretçilere uygun sosyal etkileşim ve normlara programlıyım.
Causes of death range from burning alive to asphyxiation.
Ölüm sebebi diri diri yanmaktan nefessiz kalıp ölmeye kadar değişiyor.
"What do you say we head out onto the range?"
"Çıkıp gezelim mi, ne diyorsunuz?"
I told you it's to gain a wide range of experience.
Geniş kapsamlı deneyim kazanmak için dedim ya!
There's lots of varying climates, different landscapes, big oceans, a wide range of civilisations.
Pek çok farklı iklim, farklı coğrafi yapılar, büyük okyanuslar, çeşitli uygarlıklar.