Примеры использования: rang

Ring, ring, counselor.
Telefonun çalacak avukat.
I'll ring the death knell in your ears...
Kulaklarında ölümün sesini çınlatacağım...
Anyway, she got a ring of roses
Kolunu güllerle çevreleyen
Just remember cody has your rings.
Unutma, yüzükleriniz Cody'de.
Well, your killer's a man of many signatures, but the one thing that seems to be constant-- these rings.
Katilinizin birçok imzası var ama hiç değişmeyen halkaları var.
And yet he bore a strange ring.
Bir de, tuhaf bir yüzük takıyordu.
How did you ring it?
Bunu nasıl çaldırdın?
Cover them with steel, ring them with guns... build a canopy of battleships and bombing planes around them.
Çeliklerle kaplayın, silahlarla kuşatın onların etrafında savaş gemileri ve bombardıman uçakları yapın.
You're wearing the ring.
You gotta let the phone ring more than four times when you're calling a cripple.
Sakat birini aradığında telefonu dört kereden fazla çaldırmalısın.
Form a ring.
Etrafı kuşatın.
Oh, and Jack Marshall, owns the paper shop, rang in, he said he'd remembered something.
Bir de Jack Marshall gazete dükkânını işleten adam, aradı ve bir şeyler hatırladığını söyledi.
I hear a phone ring...
Telefon çalıyor...
The kind of silence that makes your ears ring.
Kulaklarımı çınlatan bir sessizlik.
It was encircled by a triple ring of walls neady 100 feet high and 30 feet thick.
3 katmanlı, 30 metre yüksekliğinde ve 10 metre genişliğinde duvarlarla çevrelenmişti.
And not about purity rings.
Söz yüzükleri hakkında değil!