Примеры использования: ran out

If we run out of fish,
Eğer balığımız biterse, yine yakalarım.
You run out of your marshmallows?
Bisküvilerini bitirmedin mi?
I felt that if I told you this while time was running... then everything will just run out and disappear.
Akan zamanda söyleseydim her şey gibi akıp kaybolacağını düşündüm.
- Chance of a run out!
PERHAPS HIS LUCK HAS RUN OUT.
Belki de şansı tükenmiştir.
Should you run out like that when you're so overheated?
Sıcaktan soğuya böylece geçmemelisin.
I won't tell my mother I was run out of town by a fish.
Anneme bir balığın beni şehirden kovaladığını söylemem.
They have probably run out of food.
Muhtemelen yiyecekleri bitiyordur.
Did you run out of money?
Eğer para tükendi mi?
Woods that are full of wildlife which likes to run out in front of you.
Her an önünüzden geçebilecek hayvanlarla dolu ağaçlar.
But Dad wasn't gonna be run out of town, neither was I.
Ama babam da ben de şehirden kovalanmayı kabullenmedik.
Oil might run out?
Petrol bitebilir mi?
I've run out of tracing paper.
Son kopyayı bitiriyorum.
♪ The clocks run out, time's up ♪
Zaman akıyor, süre doldu
Like that, you'll run out of energy.
Böylece enerjini dışarı atarsın.
My luck will run out.
Şansım tükenecekmiş.